T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
İSTANBUL / ÜSKÜDAR - İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü

ENSTİTÜ MÜZEMİZ YENİLENDİ

İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitü Müzesi

Yenilendi

 

 

İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde 18, 19 ve 20. yüzyıllara ait orijinal eserlerin bulunduğu müze yenilenerek ziyarete açıldı.

 

Enstitüsü binası içerisinde yer alan müze, Pazar günü hariç her gün 09.00-16.00 saatleri arası sanatseverleri bekliyor.

İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Müzesi Tarihi

 

İstanbul Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsü’nün kuruluşundan itibaren topladığı eserler okulun geçirdiği yangın tehdidinden bir müddet sonra Kültür Bakanlığı tarafından alınarak Ankara’ya nakledilmiştir. Bu eserlerin bir kısmı Ankara Etnografya Müzesi’ne verilmiş, kalan eserler Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’ne devredilerek bir müze oluşturulmuştur.

 

1988/1989 yılında eğitim-öğretime açılan Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü’nde bir müze kurulması düşünülmüştür. O zamanki Kız Teknik Öğretim Genel Müdürü Doçent Peyman Eren, İstanbul Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sümer Bayoğlu, Ankara Atatürk Eğitim Müzesi Müdürü Ahmet Bekir Palazoğlu’nun gayretleriyle Ankara Olgunlaşma Enstitüsü müzesinin deposunda bulunan eserlerin bir kısmı enstitüye devredilerek müzenin kurulma süreci başlatılmıştır.

 

 

İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Müzesindeki Eserler

 

Enstitü binası içerisinde yer alan müzenin envanter defterinde kayıtlı, 18,19 ve 20. yüzyıllara ait 754 adet orijinal eser yer almaktadır. Maraş işi tekniğiyle işlenmiş bindallı, gelinlik, ceket, örtü ve bohçalar, tel kırma ve tel sarma teknikleriyle işlenmiş örtüler, pul dikme tekniğiyle hazırlanmış kahve puşidesi, kenarları iğne oyalı ipek yazmalar, kordon tutturma tekniğiyle hazırlanmış cepken ve üçetekler, ipek üzerine Türk işi tekniğiyle işlenmiş örtüler, peşkirler, havlular, hesap işi tekniğiyle işlenmiş örtüler, bir adet damat tıraş önlüğü ve Semiha Şakir Hanımefendi’ye ait gelinlik ve kına gecesi elbisesi bu eserler arasındadır.

 

 

·         Maraş işi Tekniğiyle İşlenmiş Bindallı, Gelinlik, Ceket, Örtü ve Bohçalar: Maraş işi, dival işi, mukavva işi, bastırma işi ve tepebaşı gibi isimlerle de bilinmektedir. Kökeni Kahramanmaraş olduğundan ve en çok bu ilde yapıldığından tüm dünyada Maraş işi olarak bilinmektedir. Maraş işi tersi ile yüzü farklı görüntüde olan, altın ve gümüş renkte sim ve sırma kullanılarak yapılan tek yüzlü bir işleme sanatıdır.

 

 

·         Tel Kırma ve Tel Sarma Teknikleriyle İşlenmiş Örtüler: Tel kırma ve tel sarma işlemeleri, şeritler halindeki, gümüş, bakır ve altın tellerin yassı iğneye takılarak düğüm şeklinde çiçek ve geometrik şekillerin kumaşa işlenmesi ile oluşturulan geleneksel el sanatıdır. Aynı zamanda Bartın işi olarak da bilinen Tel Kırma ve Tel Sarma gerçek anlamda ustalık isteyen Türk el sanatlarındandır.

 

·         Pul Dikme Tekniğiyle Hazırlanmış Kahve Puşidesi: Osmanlı döneminde kahve ikramı adeta bir seremoni gibi gerçekleştirilirdi Kahve sunumunda sitil puşidesi adı verilen altın ve gümüş işlemeli kahve örtüleri kullanılırdı. Kahve puşidesi ipek, kadife, tafta kumaş üzerine, gümüş ve altın pullar ile pul işi tekniği ve incilerle süslenerek, misafirlerin gözlerini kamaştıracak ihtişamda olurdu.

 

·         İpek Kumaştan Kenarları İğne Oyası Yapılmış Yazmalar: İğne oyası dünyada Türk danteli ismiyle de bilinmektedir. İpek iplikle ve iğne yardımıyla yapılan üç boyutlu desenlerden oluşmaktadır. İğne oyası çoğunlukla tek başına kullanılan bir oya türü değildir. En çok yazmaların kenarlarına dikilen iğne oyaları geleneksel bir el sanatı olmanın yanı sıra oldukça değerli örgülerdir.

 

·         Kordon Tutturma Tekniğiyle Hazırlanmış Cepken ve Üç Etekler: Kordon tutturma, desen özelliğine ve uygulanacak yere göre kordonun, ince iplikle elde tutturarak yapılan bir nakış çeşididir. Elde yapılan kordon tutturma işleri eski Türk işlemelerinde oldukça sık görülmektedir.

                                                                                                                                   

·         İpek Üzerine Türk İşi Tekniğiyle İşlenmiş Örtüler, Peşkirler, Havlular: Türk işi adından da anlaşılacağı gibi atalarımızdan kalma bir işleme türüdür. Hatların ince ve kıvrak olması Türk motiflerinin özelliğini belirtir. Eski işlemelerdeki motifler kişilerin ve bulundukları yörenin özelliğini taşımaktaydı. Müzemizde Türk işi tekniğiyle işlenmiş örtü, peşkir ve havlular bulunmaktadır. Düz pesent, verev pesent, balıksırtı, sarma tekniği kullanılarak işleme yapılmış, yer yer tel kırma ve tel sarma tekniği de kullanılmıştır.

 

·         Hesap İşi Tekniğiyle İşlenmiş Örtüler: Ülkemiz çeşitli el sanatları ile birlikte hesap işi işlemeli örnekler açısından da son derece zengindir. Bu işlemeler kültürümüzün yaşam biçimi, örf ve adet gibi birçok özelliğini yansıtmaktadır. Hesap işi tekniği ile işlemeli örtü, uçkur ve yağlık örneklerini Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Müzesi’nde görebilirsiniz.

 

·         Damat Tıraş Önlüğü: Osmanlı’da bir gelenek olarak tıraş olacak damatların kullandığı önlüktür. Müzemizde kırmızı renk kumaş üzerine suzeni tekniğiyle işlenerek hazırlanmış bitkisel motiflere sahip bir örnek yer almaktadır.

 

·         Semiha Şakir Hanımefendi’ye Ait Gelinlik ve Kına Elbisesi: Eşi Şeyh İbrahim Şakir Beyefendi ile birlikte 1955 yılından itibaren yurdumuzun her köşesine sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler alanlarında bağışlar yapmış, tesisler kurmuş ve bunları devletimizin yetkili Bakanlıklarına bağışlamış Semiha Şakir Hanımefendi’nin gelinlik ve kına elbisesi ailesi tarafından müzemize hibe edilmiştir.

 

Müze Ziyaret Saatleri:

 

 

İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü içerisinde yer alan müze Pazar günleri kapalı olup diğer günler 09.00-16.00 saatleri arası ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

 

 

 

17-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-201817-12-2018

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 17.12.2018 - Güncelleme: 17.12.2018 13:47 - Görüntülenme: 51
  Beğen | 2  kişi beğendi